İlki tam 3 kez sobelendiğim Alfabe sobesi. Zarife'm başlatmıştı, sonra berrin ve BaL sobeledi beni. Önce onu yazalım:
A: Bu harfin aklıma getirdiği ikinci şey, annem, üçüncüsü Ayvalık. Herkes gibi benim de annem benim için vazgeçilmez. En yakın arkadaşım, sırdaşım. Ayvalık ise, bir şehre aşık olabilseydim eğer aşık olacağım yer olurdu. A deyince aklıma gelen ilk şey mi? Söylemem :P
B: Bursa. ÖSS zamanından kalma. 1-Adana, 2-Bursa derken B=Bursa oldu benim için.
C: Annem :) Biraz önce onunla konuşmuştum bak hemen aklıma geldi C deyince. Annemin adı C ile başlar.
Ç: Çiçek. Her türlüsü, her kokulusu. Bayılırım.
D: Bu aralar sıklıkla dinlediğim Badem’in Doğ Güneş isimli şarkısı. İsmi lazım değil, eski bir blogger arkadaş alıştırdı sağolsun :) Şimdi her gün dinlemezsem olmuyor.
E: Elbette ki Edirne. Memleketim, huzur bulduğum iki yerden birisi. (Diğeri için bkz: A harfi.) Çocukluğum, gençliğim, ilk aşk acılarım, ilk kalp kırıklarım, düşüp kalkmalarım, büyüme çabalarım. Bir de erik. Eski evimizin bahçesinde vardı kocaman bir erik ağacı. Nasıl da özledim o evi…
F: İzlerken kendimden geçtiğim, rahatladığım, sakinleştiğim, sinir stres attığım takımım Fenerbahçe’m :) ve futbol. Babam sağolsun :) Bitmeyen Fizik dersi çilesi var tabi.
G: Ben, bizzat kendim. Böyle de megaloman bir insanım. Nerede görsem aklıma hemen adım düşer.
Ğ: Şimdi şu anda, böyle kişiliksiz birini hatırlattı bu bana. Nedendir bilmem.
H: Haydari :) Nasıl da canım istedi birden. Olsa da yesek.
I: Istıranca dağları. Coğrafya derslerinden kalma bir bilgi. Trakya’da ya, bilmemiz lazım.
İ: İtalya! Zarife’cim gibi benim de hayalim. Gidip şöyle doyasıya gezmeli.
J: Jack :P Lost’un ara verdiği şu günlerde aklıma başka bir şey gelse bu harfle ilgili şaşardım zaten.
K: Kahve. Orta ve bol köpüklü lütfen :) Hele de yanında lokum ve su olursa değmeyin keyfime!
L: Limon. Sade yiyemem ama tatlıların içinde bayılırım.
M: Yaşlarımızın yakınlığından dolayı (10 yaş) iki kızkardeş gibi büyüdüğümüz teyzoşum, Tuna’nın annesi.
N: Nane. Bolca dökeceksin yayla çorbasının üzerine :)
O: Onur, bir insan onurlu olmalı mutlaka.
Ö: Öğrenci-öğretmen. Birisinden diğerine geçmeye çalışıyorum bu aralar.
P: Maalesef ki derslerim. Bu dönem aldığım tüm derslerin kodu P ile başlıyor. Bir de Prag, gezip görülecek bir yer daha. Ve PTT tabi ki de, nasıl unuturum…
R: Rakı. Tadını değil ama sofralarını severim. Şöyle birbirinden güzel mezeler, az biraz peynir, babamın ve eniştemin sohbeti, buzu içine attığında yavaş yavaş renginin değişmesi…
S: Samsun. Yıllardır gidemediğimiz dede memleketi.
Ş: Şarlot :P Bu aralar en çok yediğim tatlı bu.
T: Babam, kardeşim ve Tuna. Hayatımda çok önemli yerlere sahip 3 erkeğin de adının ilk harfi. Ve bir de soyadımın ilk harfi.
U: Uğur. Uğur getirdiğine inandığım bir sürü şey vardır. Ama söyleyemem, söylersem uğuru kaçar :)
Ü: Üzüm üzüm iki gözüm :)
V: Van. Yıllardır, isim şehir oynadığım küçüklük yıllarımdan beri V deyince Van gelir aklıma.
Y: Yanarım. En sevdiğim şarkı, yıllardır.
Z: Zeytin :) Şöyle etlilerinden, bol limonlu ve kekikli.
Gelelim ikinci sobemize. Uzun zamandır gördüğüm en-ve belki de tek-anlamlı sobe. Pınar sobelemişti.

Hatırladığım en eski şarkı; rahmetli Barış Manço'nun AYI'sı :) "A de bakayım. Aaaaa! Bi de Y de. Yeeee! Şimdi bi de I. Iıııı! Oku bakayım. Ayıııı. Oku bakayım. Ayı. Yalnız kızlar. Ayı. Hadi erkekler. Ayı. Cümbür cemaat. Ayııı! Bütün mahalle...Ayııı" Şimdi yazarken fark ettim hala ezberimde sözleri.
Çocuklar melektir yahu! Kıyılır mı hiç onlara?
Sen ne dersin Bridget? Sahi senin alfabe soben yok değil mi? Hadi o zaman pamuk eller klavyeye :)













