Büyük denizde küçük balık olmak mı?
Küçük denizde büyük balık olmak mı?
Şimdi biz mezun oluyoruz ya, çeşitli iş görüşmeleri ve yüksek lisans mülakatlarına giriyoruz. Sonra da oturup deneyimlerimizi paylaşıyoruz. Peki deneyimlerimiz neler?
Durum 1:
İsmi lazım değil bir arkadaş, ülkemizin çok saygın, çok bilinen ve çok zor çalışan alan bir özel okuluna başvurmuş, yazılı sınav + tam 3 tane mülakata girmiş, en son da okulun genel müdürü ile maaşını dahi görüşüp, “Seni 4-5’lere mi yoksa 6-7-8’lere mi soksam karar veremiyorum” cümlesini duymuştur. Bu arkadaş, iki gün sonra “Açığımızı kapattık, başvurduğunuz için teşekkür ederiz” telefonu almıştır. Sonradan öğrendik ki, yalnız ve güzel ülkemde torpil hala geçerliymiş...
Durum 2:
Yine ismi lazım değil bir arkadaş, başvurduğu yüksek lisans programının bilim sınavını geçmiş, mülakata çağrılmıştır. Mülakat boyunca kendisine 4 soru sorulmuştur. Bunlardan ikisi “Adını kim koydu?” ve “Neden sana bu adı koydular?”. Tabi ki de almadılar. Burada yine ve maalesef torpil geçerli...
Durum 3:
Yine ismi lazım değil bir arkadaş, eylül ayından beri aynı okulda staj yapmaktadır. Ekim başında tesadüfen okulun genel müdür ile tanışmış, bu tanışmadan 3 gün sonra bölüm başkanından “Genel Müdürümüz seni çok beğenmiş, seni denemek istiyor” telefonu almıştır. Arkadaş bu kurumda bayıla bayıla staj yaptığı için bu telefon çok hoşuna gitmiş, Ekim başından Mayıs sonuna kadar fotokopi çekmekten tutun, quiz kağıdı okumaya hatta yaprak test ayırmaya kadar birçok iş yapmıştır. Sonuç? İş görüşmesine bile çağrılmamıştır.
Peki bu şartlar altında ne yapmak gerekir?
Cevap: KPSS’ye hazırlanmak.
Şansımız bol olsun!
Notcuk: Bu üç hikayeden birisinin kahramanı benim… Maalesef ki...


