.
Çorlu'ya gidiyorum :)
Tatilde olmanın bir getirisi (ya da daha doğrusu götürüsü) televizyon izlemek olsa gerek herhalde. Üniversiteyi kazanıp yurt hayatım başlayana kadar televizyon benim hayatımda oldukça önemli bir yere sahipti. ÖSS'ye hazırlanırken bile düzenli takip ettiğim dizilerim vardı. Neyse ki, yurtta pek fazla televizyon izleyemeyince kendisiyle olan tüm bağım koptu ve internet sağolsun belli başlı, yerli-yabancı dizileri internetten takip eder oldum.
Eve tekrar geri dönüp televizyonla ile kavuştuğumuzda ne ben eski bendim ne de o eski televizyondu. İşten zaten yorgun argın gecenin bir köründe geliyorum, dinleneyim derken televizyon izlemeye çalışıyorum. Bu zamanın büyük bir kısmı da reklam izlerken geçiyor.
Nasıl reklam onlar öyle?
Bir kere Recep İvedik temalı Turkcell reklamlarından nefret ediyorum. Hele en sonuncusundan, şarkı söyleyen Recep'ten.
Derya Baykal var bir de, kadının biri kapısına gelen sütçüden süt alırken “Aaa! Derya Hanım” deyiveriyor, o da hop diye evin içine giriyor. Yanında süt uzmanıyla. Biz de senelerce kapıya gelen sütçüden süt aldık ama bizim evimize hiç gelmedi Derya Hanım.
Ah bir de, nasıl unuturum, “Anne bize Dimes al, hadi şimdi al”
Reklam veren firmalara değil gıcıklığım; reklamı yapan kişilere.
Peki ya programlar?
Birken üç olan yemek programlarına da sinir oluyorum. Her bir şeyin kurgu olduğunu gözümüzün içine soka soka yayınlamalarına sinir oluyorum. Mis gibi künefeye 4 puan veren zihniyete de sinir oluyorum.
Yirmi küsür kanalda yayınlanan evlendirme programlarına da sinir oluyorum. Sanki milletin hiç işi gücü yok. Ayşe'yi çağır Ahmet'i çağır hadi evlenin bakalım. Hadi eller havaya! Oturmaya mı geldik?
Bir kanalda bir program tutunca, hemen arkasından aynısını yapmayın yahu! Özgün olun biraz. Özgün olun ki, izlenebilirliğiniz artsın.
En olmadı, ana haber bültenlerini izleyeyim diyorsun. Hani gündemden haberimiz olsun. Malum sabah 8 akşam 7 çalışıyoruz. Ana haber bültenlerinden başka kaynağımız yok. Ama onlar da ayrı bir alem. Mucize kurtuluşlar mı istersin, köşedeki dönerciyi mi, yoksa Hadise'nin köyünü mü?
Daha neler var da, boşver sen.
Fırın sütlaç yaptım ben, gidip onu yiyeyim bari...
- SGK'ya gittim, işimi hallettim.
- Film izledim.
- Alışveriş yapıp; fast food kaçamağı yaptım.
- Tuna'ya kazak örmeye başladım.
- Uyudum.
- Yürüyüş yaptım, hava bahardan kalmaydı.
- Özledim...
Günler sonra ilk kez uyandığımda hava aydınlıktı.
Taze sıkılmış portakal suyu içtim. Kendim sıktım hem de, ellerimle. (Yalan! Ben sadece kestim, sıkan elektrikle çalışıyordu!)
1 saat kahvaltı ettim.
Anneme sürpriz olsun gelince diye makinedeki bulaşıkları yerleştirdim. Az biraz da ütü var ama, ilk gün için yeter bunlar.
SGK'ya gitmek lazım. “Bugün hiç dışarı çıkasım yok. Sen ne durumdasın?” dedim, “Aynen” dedi. Benden önce davrandı, “Yarın gidelim” dedi. Havada kaptım.
Eski fotoğraflara bakıyorum kaç saattir. Kayboldum içlerinde. Ne de güzel günler geçirmişiz öyle! Kalanlarımız geçenlerimizden güzel olsun.
Bol köpüklü bir Türk kahvesi içtim. Fincanımı da kapattım ama bakan bulamadım.
Ve 2009'un ilk 1 ay değerlendirmesini de yapalım:
Hadi gene iyisin 2009. Sevdim seni. İyi geçti ilk bir ay. Alınan kararlar uygulandı, geri dönüşümü görüldü, çok çalışıldı, yoğun günler atlatıldı, yeni yoğun günlere hazırlanıldı, hedefler tuttu, gazla çalıştığımız anlaşıldı gaz verildi.
Dip Not: Şu bir hafta, günler 48 saat olabilir mi?
Kurabiye yapıp evi mis gibi kokutasım var.
.
-Hocam, takdir aldım ben. Sizin sayenizde Uzay Geometri ve Analitik Geometri 5 geldi. Teşekkür ederim diyecektim.
Ne güzel meslek yahu!

Bugün, bir insanın beceriksizliği yüzünden, tek izin günümde, sıcacık evimi, yeni demlenmiş çayımı, mis gibi film keyfimi bırakıp; günün en güzel saatinde işe gitmek zorunda kaldım.
Asabiyim, kızgınım. 22 yaşına gelmiş, üniversite mezunu, öğretmenim diye ortalıkta gezinen bir insan, nasıl olur da bu kadar anlayışı kıt, beceriksiz ve vurdumduymaz olabilir?
Dahası, Z. Bey senin gelmeni söylüyor derken, aslında benim gelmemi kendi istemiş, planlamış ve bana telefon etmiş olması yalancılığın önde gideni, bayrak sallayanı olmak değildir de nedir?
Çok kızgınım ve sakinleşemiyorum. Yarın tekrar işe gittiğimde ağzımdan çıkanlara hakim olamayabilirim.
.
Yapımda ve yayında emeği geçen bilgisayar kurdu bacanağıma teşekkürler.
İlk görüştüğümüzde limonlu kek yapacağım senin için :)
Ve şimdi, güzel şeyler yazma zamanı...
Kızılay'ın yaptığı bir araştırmaya göre Türkiye'de AB Rh (-) en az bulunan kan gurubuymuş.
Lise ve üniversite hayatım boyunca bir tane bile sınıf arkadaşımda bu kan grubuna rastlamadım. AB Rh (-) olduğum için, merakla, ne olur ne olmaz herkese soruyordum. Neyse ki, şimdi işyerinde birlikte çalıştığımız arkadaşlardan bir tanesi benimle aynı kan grubunu taşıyor.
Yanda oyladığınız anketi yapma sebebim tamamen merak. Kullanılan 17 oyda sadece 1 tane AB Rh (-) olması ve bunun da bana ait olması düşündürücü.
AB Rh (-) ile ilgili bir çok mail grubu ve Facebook grubu mecvut. İstediğinize üye olabilirsiniz.
Ne olur ne olmaz!
Kızılay'ın yaptığı bir araştırmaya göre Türkiye'de AB Rh (-) en az bulunan kan gurubuymuş.
Lise ve üniversite hayatım boyunca bir tane bile sınıf arkadaşımda bu kan grubuna rastlamadım. AB Rh (-) olduğum için, merakla, ne olur ne olmaz herkese soruyordum. Neyse ki, şimdi işyerinde birlikte çalıştığımız arkadaşlardan bir tanesi benimle aynı kan grubunu taşıyor.
Yanda oyladığınız anketi yapma sebebim tamamen merak. Kullanılan 17 oyda sadece 1 tane AB Rh (-) olması ve bunun da bana ait olması düşündürücü.
AB Rh (-) ile ilgili bir çok mail grubu ve Facebook grubu mevcut. İstediğinize üye olabilirsiniz.
Ne olur ne olmaz!










