Öyle güzel bir cümle söyleyin ki; Dünya'nın en moral verici cümlesi o olsun.
Nisa, ilkokul 5. sınıf öğrencisi:
- Gamze Abla, biliyor musun biz her hapşurduğumuzda öbür tarafa gidip geliyormuşuz?
- Nasıl yani?
- Ya işte ölüp geliyormuşuz.
- Olur mu öyle şey Nisa'cım. Sen nereden duydun bunu?
- Yan sınıfın öğretmeni söylemiş.

"Tanrı hayatta olduğum için ne kadar şanslı olduğumu hatırlatıp duruyor"
Benim anlamadığım, iki insan, severse birbirini, neden uzak durur? Neden hiçbir şey yokmuş gibi davranır? Neden oyun oynar?
Peki ya kavuşmuşken, O'nun iyiliği için deyip gitmek nasıl bir fedakarlıktır?
Ve bu adam, Brad yani, babamın oğlu evet, yaşlandıkça ne kadar da harika bir adam oluvermiş!
Sözün kısası; izledim, ağladım.
Çokça da ders çıkardım.
İzleyin!
Goodnight Benjamin!
Yarın iş yerine götürmek üzere yaptığım, fırına atışımın 10 dakika sonrasında kabartma tozu koymadığımı fark ettiğim, henüz içi çiğ olduğu için hemen çıkartıp kabartma tozu karıştırıp fırına attığım sevgili kekim;
lütfen hiçbir şey olmamış da o kabartma tozu en başından katılmış gibi güzel pişer misin?
Lütfen lütfen lütfen...
Pınar bu kısım senden kopya :)
Sobenin konusu;
1- Yakınınızda bulunan ilk kitabı alın.
3- 5. cümleyi okuyun.
4- Blog sayfasına yazın.
5- En güzel cümle ve en güzel kitabı seçmeyin.Sadece yakınınızda olan ilk kitabı alın.
Hemen yanımda üst üste duran iki kitap var.
En yakınımdaki ilk kitap Öğretişim. 161. sayfanın 5. cümlesinde diyor ki:
"Bahsedilen araştırmalarda yaratıcı kişilerin genellikle yaptıkları işi severek yaptığı, dolayısıyla içsel güdü taşıdıkları ileri sürülmüştür."
Hemen altında da en sevdiğim kitabım: Dünyanın En Güzel Kurabiyeleri :
"Bu arada fırını önceden 180 C'de ısıtın ve iki adet geniş fırın tepsisine bir kat yağlı kağıt serin."
Hımm! Ben bu tarifi deneyeyim bir ara.
Peki ben şimdi kimi sobelesem? 5 kişi bulayım ki totem tutsun :)
1. Zilsizzarife
2.Müge
3.Enne
4.Adacım
5.Aysun.
Cevaplamamakta özgürsünüz :)


