Salı, Şubat 14, 2017

37. Hafta

Merhaba doğum izni!

Cumadan bugüne evdeyim. Annem ve babam burada. Sayelerinde yapacak iş kalmadı. Ben artık sadece dinleniyorum. Bol bol kitap okuyup film/dizi izliyorum. Herkes bu son zamanların tadını çıkar diyor. Deniyorum. 

Herkes bir şey diyor! Herkes! Herkesin fikri var. Herkesin anlatacak cesaret kırıcı bir doğum hikayesi, gazlı ve uyumayan bebek hikayesi, nasıl doğuracağıma dair fikri, ve nasıl bebek bakacağıma dair fikri var. Şimdilik susarak karşılıyorum ama doğumdan sonra hormonlarım sapmış durumdayken bu tip konuşanlara nasıl tepki veririm bilemiyorum.

28. haftadayken bir Antalya seyahati yaptık. Kardeşim nişanlandı. Şaka gibi. Kardeşim büyüdü, ve nişanlandı. Antalya'ya bayıldım. Nikahtan sonra nüfus kaydımın geçtiği şehri bu yaşımda ilk kez görmek kısmet oldu. Çok güzelmiş. Sevdim. Sevdik.


Yalancı doğum sancıları neymiş öğrendim. Minik minik tecrübe de ettim. Bu arada grip oldum. Bugün 5. gün. Daha iyiyim. Kız gelmeden iyileşmeyi umuyorum. Gününde gelmeyi seçerse yaklaşık 17 günümüz var. Bakalım bizi ne bekliyor? İnşallah iyi ve güzel günler bekliyordur.

Çarşamba, Kasım 23, 2016

25. Hafta

O kadar uzun olmuş ki yazamayalı..

Neler oldu bu arada?

Dün şeker yüklemesi yaptırdım. Allah'ım o nasıl tatlı, nasıl iç bayıcı bir şey. Karatay'a hak vermedim değil. Saatlerce aç kaldım, üzerinde bir de o. Resmen gece uyuyana kadar başım ağrıdı, beyin damarlarımda basınç hissettim.

Gamze Avcu (@pustuklumama) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Canımın ne istediğine gelirsek

Hamileliğimin başından bu yana en çok turşu yedim. Hele 10-16. haftalar arası bu istek zirve yaptı. Çerez yer gibi turşu yiyordum. Bu hafta da ısrarla ayva yiyorum. Üstelik tuzlayarak :)

Kızım en çok ballı ılık süte ve mandalinaya tepki veriyor. Dün şeker yüklemesindeki sıvıya da oldukça hareketlendi. Ben en çok doğduktan sonra süte vereceği tepkiyi merak ediyorum. Ben çok severim, babası ağzına koymaz. Bakalım bizimki sevdiğinden mi yoksa sevmediğinden mi veriyor o tepkileri :)

Bugün itibariyle doğması beklenen zamana tam 100 gün var. Geri saymak çok keyifli. Sen yine de zamanında gel kızım, bu geri sayma keyfini sonuna kadar yaşat bize :)

Gamze Avcu (@pustuklumama) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()

Çarşamba, Eylül 07, 2016

İçimde Atan İkinci bir Kalp Var

Yazmadığım zamanlarda küçük çekirdek ailemiz için çok önemli bir gelişme oldu.

Hamileyim!


O kadar garip ve o kadar güzel ki.

İçinde minicik bir hücreden büyüyen bir canlı var.

Elleri var mesela. Onu görmeye gittiğimizde bize el sallıyor.

Ayakları var mesela. Kıvırıp kıvırıp açıyor.

Dizini ve kulaklarını ellemeyi seviyor.

Bir de biz onu görmeye gittiğimizde fır fır dönmeyi.

Bu bir mucize. Allah’ın mucizelerinden sadece biri.

Şu anda 14 haftalık.

Bir kız!

Adı da belli. Ama o şimdilik bize kalsın.

23 Haziran’dı öğrendiğimde.

Biraz aceleci bir hatun olarak, günüm henüz geçmemişken birkaç belirtiden şüphelendim ve direkt kan verdim.

Bingo!

Sonrası bir süre hcg takibi, arkasından kesesini görelim, kalp atışını duyalım, vs kontrol heyecanları ile geçti.

Çok acemiyim. Okuyacak çok kitabım, öğrenecek çok şeyim var.

Ne alınır, hatta ne alınmalı ve ne alınmamalı bilmiyorum.

Blogları hatim ettim sayılır.

Boş zamanlarımda Nurturia’da takılıyorum. Her soruya bir cevap var şahane.

Şimdi okula başladık ya bundan sonrası daha hızlı geçecek hissediyorum.

Çok heyecanlıyım.

Tek dileğim ona sağlıkla kavuşmak.


Cuma, Mayıs 27, 2016

Ne yapıyorum ben?

Timehop diye bir uygulama var malum. İyi ki yüklemişim şimdi dönüp dönüp geçen yıl bugün ne yaptım diye bakıyorum. Bunu eskiden blogdan yapardık da işte niceyse kopuyor gidiyor insan. Peki neler yapıyorum?

Bir kere tezi yazmıyorum. Hem bu ara bilgisayarsızım hem de içimden gelmiyor. Öyle bir motivasyon kaybı. Koptum iki senedir. Yazsam roman olurdu herhalde. Ne ayıp!

Yoğurt yapıyorum.

Gamze (@pustuklumama) tarafından paylaşılan bir fotoğraf ()


Diyet yapıyorum.



Ve en güzeli birkaç aydır sevgilimin hevesi ve babamın ona desteği ile balkon bahçesi yapıyoruz. Çok eğleniyoruz. 




































Çarşamba, Şubat 03, 2016

Son zamanlarda..

Artık düzenli yazacağım dediğim her an düzensiz yazıyorum. Düzensizlik düzenim var yani. Oysa ki burası günlüktü, hatıraydı değil mi?

Birkaç hafta önce kahvaltı için Maşukiye'ye gittik. Oradan sevgilimin askerlik yaptığı yeri gezelim, hatıralarını tazeleyelim derken kendimizi Abant'ta bulduk. Gezdik, bol bol fotoğraf çektirdik, sonra ben eve dönüyoruz sanıyorken  sürpriz bir şekilde 1 gece burada(tıktık)  konakladık. Biz çok sevdik. Tavsiye ederiz.


Kardeşim asker. Şafak 76-Kastamonu! Çok şükür plakalara indik. Sömestr tatilinin ilk haftası onu görmeye İzmir'e gittik. Kuzumu evci çıkardık haftasonu için. Hem ona hem bize çok iyi geldi. Dönüşte Ayvalık taraflarında konaklayalım derken sevgilimin son an teklifiyle Edirne'ye geçtik. 1-2 gün de bizimkilerle vakit geçirdik. Tatil bana tam tatil oldu yani.

Dün de Çiğdem'e gittik. Gökçe bize brownie yaptı. Tabi bu brownieden 1 dilim yemek akşam yemek yemememe mal oldu ama hiç sorun değil. Sen daha çok yap Gökçe. Sen daha çok yaz Gökçe. Sen bize kurs ver Gökçe! :) 


Ve son!

Ben artık balık elleyebiliyorum.

Evet henüz temizleyemiyorum belki ama, yıkayıp, marine edip ızgaraya/tavaya yerleştirebiliyorum.

Bu bile büyük bir adım benim için ^^